Ülkemizin sahip olduğu zengin ekolojik faktörler biyoçeşitlilik açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Ülkemiz bu zenginliğiyle bitkisel üretim yönünden önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak ülkemizde bitkisel üretim değerlerine bakıldığında sahip olunan bu potansiyelin oldukça gerisinde kaldığı görülmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler üretim, ihracat ve ithalatında gül, defne, adaçayı, kekik gibi pazar payına sahip bitkiler öne çıkarken birçok TAB mikro ölçekli ve doğadan toplama yöntemiyle elde edildiğinden ülkemiz üretim değerlerine katkı sunamamaktadır.
Ülkemizde yayılış gösteren Calendula cinsinin 3 türünden biri olan Calendula officinalis L. (Aynısefa) Asteraceae (Papatyagiller) familyasına mensup tarih boyunca çeşitli hastalık ve rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmış tıbbi ve aromatik bir bitkidir. Calendula officinalis (Aynısefa) ülkemizde süs bitkisi olarak yaygın bir şekilde yetiştirilmesine rağmen tıbbi kullanımı çok fazla öne çıkmayan bir bitkidir. Bitkinin anavatanı kesin olmamakla birlikte güney Avrupa olarak bilinirken ihracatında en önde olan ülke ise İngiltere’dir. Bu açıdan benzer iklim özelliklerine sahip olan Doğu Karadeniz Bölgesi bitkinin bölgede yetiştiriciliği için önemli avantajlar sunmaktadır.

Türkiye’nin Tıbbi ve Aromatik Bitkiler ürün ve hammadde ihracat hacmini arttırmak, Karadeniz Bölgesi’nde yer alan ve mevsimsel üretime tabi olan çay, fındık ve kivi gibi tarım ürünlerinin yanında tüm yıl yetiştirilme imkanıyla tarımsal üretim çeşitliliğe katkıda bulunmak temel hedeflerimizdir. Bu hedef doğrultusunda, Rize’de hali hazırda TÜBİTAK 2209-A projesi kapsamında üretimine devam ettiğimiz bitkimizin uygulama ölçeğini büyüterek markalaşmak, aynı zamanda da eko-turizme katkı sunacak bir arazi planlaması yaparak Rize’ye turizm açısından da katkı sunmayı amaçlıyoruz.





Projemizde yatırımcı olmak ister misiniz?
Detaylar için bize ulaşabilirsiniz.
